1991 yılında ilçe olan DİDİM, doğuda Muğla il sınırı ve Akbük Körfezi, batıda ve güneyde Ege Denizi, kuzeyde Bafa Gölü ve Menderes Nehri ile sınırlanmış bir yarımada şeklindedir. Bağlı bulunduğu il olan Aydın'a 106 km. Söke'ye 53 km. Kuşadasına 73 km. ve Bodrum'a 110 km. uzaklıkta olup, nüfusu 2007 sayımına göre 31.000 ve yüzölçümü 300 km2 dir.


Didim, Bakanlık belgeli ve Belediye belgeli 200 tesisi ile 15.000 yatak kapasitesine sahiptir. Didim, içinde ve çevresinde turistik anlamda çok değerli olan tarihi eserler, ören yerleri, antik kent kalıntıları ve sahil şeridinde dinlenme tesisleri ile bölgeyi dünya çapında önemli bir turizm merkezi konumuna getirirken bir tarafta Dilek Yarımadası, bir tarafta Menderes Deltası ve Bafa Gölü ile bir tarih, efsane ve doğa ilçesi olduğunu göstermektedir.


Yaklaşık 60 km. sahil şeridine sahip olan Didim'in onlarca koyu vardır. Didim; su sporları, balıkçılık, traking, avcılık, tarihi eserler, deniz, güneş ve doğayı sevenlerle, gençlik ve öğrenci turizmi, sağlık amaçlı tedaviler için de ideal bir tatil beldesidir. Altınkum'da denizimizin üzerinde batan güneşin yarattığı renkler eşine az rastlanacak güzelliktedir. Altınkum kızıl bir hal alır. Kıyı lokantalarından herhangi birinde içkinizi yudumlarken bu muhteşem güzelliği doya doya yaşayabilirsiniz. Deniz, güneş ve kum arayanlar için mükemmel bir sahil beldesidir.


İklimi: Didim’de Akdeniz iklimi hakimdir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlıdır. Ortalama sıcaklık 17.6 °C, ortalama yağışlı gün sayısı 80.6, ortalama yağış miktarı 677,5 mm/yıl' dır. Didim , 37°-44' ve 38°-08' kuzey enlemleri ile 27°-23' ve 28°-52' doğu boylamları arasında kalır.

 

Didim, Genel Özellikleri

1991 yılında ilçe olan DiDiM, Osmanlı İmparatorluğu zamanında varlığını "Yeronda - Yoran" ismi ile sürdürmüştür. 1955 depreminden sonra önceleri halk arasinda "HiSAR" olarak da adlandırılan YORAN devlet tarafından yaptırılan afet evlerine taşındıktan sonra "YENiHiSAR" adını almıştır. Sonrasında isim benzerliğine meyil vermemek için dünya üzerinde sadece bir yerde blunan ve kök olarak "DIDYMAION"'dan gelen  "DIDIM" olarak yenilemiştir.

Zeus ve Leto'nun oğlu güneş, ışık, müzik ve kehanet tanrısı Apollon, kökeni Hititler'e kadar inen bir Anadolu Tanrısıdır. Tanrı Apollon bir gün, Didim yöresinde çobanlık yapan Brankhos'a rastladı. Ondan çok hoşlandı ve ona biliciliğin (kehanetin) sırlarını öğretti. Çoban Brankhos, bugün Apollon Tapınağı'nın yerinde bulunan defne ormanı ve su kaynağının yanında, Apollon adına ilk tapınağı kurdu.

Zaman içinde Brankhos soyundan gelenler "Brankhitler" olarak anıldılar ve çok uzun süre Apollon Tapınağı'nın yöneticiliğini yaptılar.


"Didyma", "Brankhidai" (Brankhitler ülkesi) olarak da adlandırılmaktadır. Didim sözcüğü, "İKİZ KARDEŞ" anlamındadır. Tanrı Apollon, Tanrıça Artemis'in ikiz kardeşidir. Artemis adına Efes'de, bugün dünyanın yedinci harikası kabul edilen "Artemis Tapınağı" vardır. Milet-Apollon Tapınağı arasında uzanan "KUTSAL YOL" sonunda bir mola noktası "Artemis Kutsal Alanı" bulunmaktadır.


M.Ö. 7. ve 6. yüzyılda Apollon tapınağının ünü çok yaygındı. Mabet, Antik dünyanın en önemli kehanet merkezlerinden biriydi. M.Ö. 6. yy.'da Milet ve Didim arasında "KUTSAL YOL" yapılmış, Apollon'un tunç heykeli Mabet'e hediye edilmiştir. Milet sikkelerinde bu heykel yer almaktadır. Apollon tapınağının yapımı M.Ö. 8. yy.'a kadar iner. İyon nizamındaki bu tapınak, 35x85 m. ölçülerinde olup, M.Ö. 494 yılında "LADE DENİZ SAVAŞI"ndan sonra Persler tarafından yağmalanarak, Tanrı Apollon'un "Kanakhos" tarafından tapılan tunç heykeli "Ekbatana"ya (İRAN) götürülmüştür. Tahrip edilen tapınağın yerine, Hellenistik dönemde "Büyük İskender"in katkısıyla daha büyüğü yapılmaya başlanmıştır. Eserin mimarları, "Milet'li Daphnis" ile "Efes'li Paionios"tur. Paionios, Efes'teki Artemis Tapınağı'nın da mimarıdır. Tapınağın yapımına yardım eden Suriye Kralı "Selevkos", Ekbatana'ya götürülen Apollon heykelini geri getirtmiştir. Yeni yapılan ve bugün gördüğümüz tapınağın ölçüleri yaklaşık 109x51 m.dir.

 

Didim’in Kısa Tarihçesi

Didim' in girişinde, Batı Anadolu kıyılarının en etkileyici bağımsız anıtı olarak kabul edilen Apollon Tapınağı yükselir. Tapınağın anıtsal boyutları ve benzersiz planı kadar , çok iyi bir durumda korunagelmesi de hayranlık uyandırmaktadır. Yunan dünyasında Apollon Tapınağı' nı boyutları bakımından önemli bir farkla geride bırakacak herhangi bir tapınak yoktur. Hellenistlik dönemde tasarlanan Apollon Tapınağı, dev boyutlu mimarlık yapıtlarının Roma'lıların tekelinde olmadığını göstermektedir. Didyma hiçbir zaman bir kent niteliği taşımamıştır. Tapınak ve onun yönetiminde ki bilicilik , Miletos toprakları içerisindedir ve rahibi de kentin önde gelen resmi görevlileri arasında yer almıştır. Didyma adı Yunancadan değil, Anadolu dillerinden kaynaklanır. Rastlantı olarak Yunanca " ikizler " anlamına gelen didymi sözcüğüne benzemesi, Apollon ve ikiz kız kardeşi Artemis' le ilişkili olduğu sanısını uyandırmaktadır. Apollon Tapınağı bir Bilicilik Merkezi durumundadır. Milet ve çevre kentlerden gelen ziyaretciler Panormos Limanından ( Mavişehir yakınlarında) karaya çıkarak, tapınağa bir kutsal yol ile ulaştıkları bilinmektedir. Kusal yolun iki tarafında heykeller sıralanmıştır.


M.Ö. 6. yy tarihlenen bu heykellerden bir çoğu 1858 yılında Newton tarafından British Museum' a gönderilmelerine kadar orjinal yerlerinde kalmışlardır. Çoğu Arkalik döneme ait dik bir biçimde oturan figürleri betimler. Bazıları yazıtlıdır. Kutsal yol heykelleri arasında bir aslan ile bir sfenks heykeli de vardır. Bu heykellerin orjinalları olmasada yerlerine kopyalarının bile konması bir önem taşımaktadır.


Didyma tarihinin erken evresi Tapınağın Persler tarafından yıkılmasıyla sona erdi. M.Ö. 494 yılında İona ayaklanması başarısızlıkla sonuçlanıp Miletos düşünce, Dareison hem tapınak hem de bilicilik yerini yağmalayarak yıktırmıştır. Perslerin çaldığı bronz Apollon heykelini 150 yıl sonra İskender almış ve Didyma ya geri vermiştir.


Pers yıkımının ardından bilicilik merkezinin toparlanması uzun sürmüştür. Ama İskender' in gelişyle inşaat hızlanmış ve bilicilik pınarı yeniden kaynamıştır. Hayata dönen bilicilik kurumu İskender' in tanrı Zeus' un öz oğlu olduğunu ve Gaugamela' da zafer kazanacağını muştulamıştır. Yine de Didyma, asıl canlanmasını Seleukos' a borçludur. Eski tapınağın bulunduğu yerde bugün kalıntıları bulunan dev yapının inşaatını M.Ö. 300 yılında Seleukos başlatmıştır.Yeni kutsal alan kısa zamanda büyük bir üne ve zenginliğe kavuşmuştur. Ama M.Ö. 278 yılında istilacı Galatların saldırılarından çok zarar görmüştür. M.Ö. 277 yılına ait çıkartılan bir yazıtta savaştan çok zarar ve yağma görüldüğü, tapınakta Artemis hazinesindeki kaidelerden hiç bir eser kalmadığı yazmaktadır.Henüz tamamlanmayan yapı ise ayakta kalabilmişti. 200 yıl kadar Miletoslular kendi imkanları ile onu tamamlamaya çalıştılar. Ama tapınak hiçbir zaman tamamlanamadı. Örneğin taşların çoğu perdahlanmadı, sutunların livleri tamamlanamadı.

 

Apollon Tapınağı

Didim'in en önemli sembollerinden biri olan Medusa ; Yunan mitolojisinde yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgona' dan biridir. Bu üç kız kardeşten yalnızca yilan saçlı Medusa ölümlüdür ve kendisine bakanları taşa çevirme güçüne sahiptir. Bu sebeple Antik dönemde büyük yapıları ve özel yerleri kötülüklerden korumak için Medusa kabartmaları ve resimleri kullanılmıştır.


Medusa' nın hayatı hakkında mitolojide birkaç değişik rivayet bulunmaktadır. Bu rivayetlerden elimize geçenlerin hepsini bu bölümde yayınlayacağız. Bütün Medusa rivayetlerinde ortak nokta Medusa'nın Perseus tarafından başının kesilerek öldürüldüğü ve Medusa'nın kanından Kanatlı at Pegasos ve Khrysaor doğmuştur.Yandaki resimde bu konu işlenmiştir. Apollo Taınağında da Medusa figürleri kullanılmak istenmiştir, ne varki tapınağın inşaası bir türlü bitmediği için bir çok Medusa figürü yarım kalmış ve günümüze bu şekilde ulaşmıştır. Yinede en güzel işlenmiş ve koruna gelmiş Medusa figürlerinden birisi Didim Apollon Tapınağı bahçesinde girişde sağ tarafta bulunmaktadır. Didimdek ki Medusa fotoğraflarını burada özellikle küçük boyutlu yayınlıyoruz, fırsat ayağınızın altında, gezin ve gözlerinizle bu güzelliği görün istiyoruz. Ayrıca tapınakta çeşitli sebeplerle yarı kalmış bir çok Medusa figürüde kabartmaların yapılmasında izlenilen yol ve teknikleri görmeniz açısından önemli olacaktır.

Tarihi zenginlikleri bakımından bir cennet olan ülkemizde etkileyici Medusa figürlerinden iki tanesi de İstanbul Yerebatan Sarnıçı' da bulunmaktadır. Sarnıcın kuzeybatı köşesindeki iki sutunun altında kaide olarak kullanılan Roma Çağına ait iki Medusa başı bulunmaktadır.


IV. yüzyıla ait bu başların hangi yapıtlardan alındığı bilinmemekle birlikte Genç Roma Çağına ait antik bir yapıdan sökülerek buraya getirildiği ve sarnıcın inşaatında salt sutun kaidesi olarak ihtiyaç duyulduğu için kullanıldığı araştırmacılar tarafından kabul görmektedir.Medusa başı eski Bizans'ta kılıç kabzalarına ve sutun kaidelerine ters ve yan olarak işlenmiş ve böylelikle kötülüklerden korunulacağına inanılmıştır. Yerebatan Sarnıcındaki iki Medusa başından biri ters diğeride yan olarak sutun kaidelerine yerleştirilmiştir. Burada birkez daha dikkatinizi çekmek isteriz ki antik tarihi yapıları en hor kullanan ve ençok tahribatı veren topluluk Bizanslılar olmuştur.Bunun örneklerini Yerebatan sarnıçına getirilen Medusa başlarında, Milet te , İasos da ve hemen hemen tüm antiklerde görmekteyiz

 

Medusa

Medusa, yaşamına çok güzel bir genç kız olarak başlamıştır. O kadar güzeldir ki tanrıçaların kıskançlığını üzerinde toplamış, tanrıları da peşinde koşturmuştur. Tanrıça Athena ( Zeus'un en çok sevdiği kızı) onu çok kıskanmaktadır özellikle. Denizlerin tanrısı Poseidon ise Medusa'ya hayrandır. Başı öylesine dönmüştür ki bir gün Athena'nın tapınağında Medusa'ya zorla sahip olur.


Bu durumu kendisi için aşağılayıcı bulan Athena, Medusa'yı gorgon yaparak cezalandırır. Çok çirkinleşmiş, saçları yılana dönüşmüştür, yüzüne bakanlar taş kesilmektedir. Medusa insan olduğu için ölümlüdür. Gorgon yapma cezasını az bulur Athena ve Perseus'la iş birliği yaparak Medusa'nın başını kestirir. Başı kesildiği anda Medusa'nın Poseidon'dan olma çocukları Pegasus ve Chrysar gövdesinden dışarı fırlarlar. Medusa'dan sıçrayan kan damlaları Libya çöllerine düşer ve birer yılana dönüşürler.


Perseus, Medusa'nın kesik kafasını alır gider. Athena ise Medusa'nın derisini yüzüp Aegis'in markası yapar. İki damla kanını kral Erichthonius'a hediye eder. Bu iki damla kandan biri öldürücü zehirdir,diğeri ise panzehirdir, tüm hastalıklara deva olmaktadır.

 

Medusa Efsanesi

Didim'de Havalanı yok. Didim'e havayollarıyla ulaşım sadece çevredeki Bodrum, Dalaman ve İzmir'deki havalimanlarıyla mümkün. Bu havalimanlarından Taksi alınabileceği gibi, Didim Merkezli Tur işletmeciliği yapan Firmalardan özel hava alanı transfer hizmeti de satın alınabilir.


Bodrum Havaalanına 90km. (En yakın olan fakat kış aylarında uluslararası uçuşlara kapalı, sadece iç hatlara açık, yaz aylarında hem iç, hem de dış hatlara açık.)


İzmir Adnan Menderes Havaalanına 150km, Demir yolu havaalanının içinden geçiyor. İzmire gidip otobüse binebileceğiniz gibi, ortaklar a kadar tren ile gidip (sadece gunduz saatlerinde !) Ortaklar'dan Söke minibuslerine, oradan da Didim Midibüslerine aktarmalı olarak binebilirsiniz yada taksi kiralayabilirsiniz.


Bodrum - Altınkum arasında "Bodrum feribot işletmeciliği"nin yüksek sezonda hergün; düşük sezonda haftada 3 gün olmak üzere hava durumuyla da alakalı olarak düzenlediği seferler vardır


Didim'de yada Didim'e kadar gelen bir demir yolu yada istasyonu yok. İzmir yada Aydın istikametinden tren ile Söke'ye kadar gelebilir; Söke'ye geldikten sonra tekrar otobüs yada midibüse binip Didim'e ulaşabilirsiniz.


Diğer büyük firmalarca (Kamil Koç, Varan, Pamukkale, Aydın Turizm) Didim'e İstanbul, İzmir, Ankara gibi büyük şehirlerden yaz aylarında her gün direkt Didim seferi yapılmaktadır. Kış aylarında sefer sayısında azalma gözleniyorsa da; Nisan - Mayıs aylarında hareketlenen turizm sezonuyla birlikte normale döner...


Didim'de Didim S.S Minibüsçüler Birliği Didim Seyahat gün boyunca her 15 dakikada bir, Söke - Altınkum ve günün muhtelif saatlerinde Altınkum - Aydın güzergahında toplu taşımacılık hizmeti vermektedir.


Bunun yanısıra yaz aylarında Bodrum-Didim seferleri duzenlenmekte, Didim-İzmir seyahatlerini de yeni tarifelerine eklemektedirler.


Şehiriçi minibüsleri Altınkum-Yalıköy mevkii Gece saat 12'ye kadar yaz aylarında daha uzun saatlere kadar şehiriçi servisi hizmeti vermektedir. Talebe göre yüksek sezon içerisinde Taşburun - Başaran Sitesi ve Akyeniköy Dalyan Kavşağına da minibüsler Gitmektedir.

ULAŞIM

Plajı dillere destan Egenin şirin tatil beldesi kışları da eskisi kadar boşalmayan bir hal alıyor yıldan yıla...
Açık kalan mekanların sayısının yanısıra, özellikle kış aylarına hazırlanan işletmelerin sezon kaygısı neredeyse hiç bitmiyor.
Denizinin karaya değil de denize akıntılı dalgalarının oluşu kendi kendini sürekli temiz tutan koylarıyla Didim'in en gözde Plaj yerleşimlerinin en birincisidir Altınkum.

Rüzgar sörfü ve diğer su sporları için eşsiz bir cennet niteliğindedir.
Kano sevenler için deniz oldukça uygun. Parlamenterler sitesinden üçüncü koya kadar kapsanan alanda çok usta değilseniz yanlız kano tehlikeli olabilir. Can yeleksiz binilecek pedallılarla da koy içinden dışarı açılmamaya dikkat edin. Deniz her ne kadar sakin de olsa can yeleğiniz varsa daha güvendesiniz. Altınkumda kış fırtınalarını (zaten denize girilmeyen dönem) saymazsak azgın dalgalar yok.
Tekne Turları balık avlama sezonu biter bitmez başlıyor. Bu Aynı zamanda turizm sezonunun başlangıcı. Avlanma sezonu başlangıcı da yine turizm sezonu bitimi hemen hemen. Son yıllarda sezon uzadı. Tatilciler Yaz sonunda daha tenha bir ortamda tatil yapmayı yeğleyenler işletmecilerin daha uzun açık kalmasında etkili oldular da denilebilir.
Dalış okullarında (Diving Center) padi lisansı veren, kurslar düzenleniyor. Dalgışların havuzda verdikleri hazırlık derslerinin ardından cennet adası açıklarında suyun altında deniz kestanesi kırıp balık beslenilen unutulmaz sahnelerin yaşandığı normal başlangıç kurslarından başka pek çok programları var.
Altınkum merkezde pekçok eczane, Restaurant, çay bahçesi, disco, bar mevcut.
Şehiriçi minibüsleri her 5 dk'da yazları, her 15 dk'da bir kışları Aquapark (Taşburun-Aşık Restaurant)a kadar uzanan geniş bir tur yapıyorlar.

 

Altınkum